23 Aralık 2010 Perşembe

MAVİ

''Benim adım Yeşil.Adımı Mavi koydu.Bir gün Turuncu'ya ilişti gözlerim,yeşil-turuncu bir doku oluşturdu.''

Turuncu güneş dokundu yeşil ağaca,yeşil ağaç turuncu bir portakal doğurdu.Yeşil, portakalı dalından kopardı,tadına baktı.Ne güzeldi,ne tatlı bir ekşiydi;unutamadı o tadı bir daha:ilk öpücüktü Yeşil'den Turuncu'ya.

Benim adım Yeşil,senin deyiminle tahminlerin kadını.Eğer o sıfatı haketseydim,o gün beni terkedeceğini düşünüp de kapının önünde bırakır mıydım çok sevdiğim mavi ayakkabılarını,saklamaz mıydım onları?
Peki ya saklasaydım...O hep her şeyde bir anlam arayan halinle ''Yürüdüğüm yollarda kanasın ki tabanlarım,yürüdüğümü bileyim'' diyip de gitmez miydin?
Öylece yalınayak gitseydin,hisseder miydin ayaklarının altından akan kanı,yoksa her adımda ezdiğin anılarımız daha mı çok yakardı canını?
Öylece yalınayak gitseydin,iz bırakırdı belki tabanlarından akan kan,adımlarının haritasını çizerdi.İşte o zaman ben belki bulabilirdim seni.
Şimdi bizi ezip geçen ayakkabılarını,tüm kalabalığın en suçlu zanlısını,gözlerim yerde,ellerim ceplerimde, arıyorum.Attığım her adıma bir göz yaşı eşlik ediyor,bazen hızlanıyor,koşuyorum.Yarıyorum kalabalığı,bağırıyorum.Her kelime,her cümle ceplerime doluyor,kulaklarına ulaşsınlar diye onları avuç avuç ceplerimden dışarı atıyorum.Bazen öyle çoğalıyorlar ki,yetişemiyorum.Onlar sana ulaşma ihtimali olmayan,boşa dile getirilmiş cümlelerim.Her cümle ayrı bir hayal kırıklığım!
------
Çok uzun zaman geçti ve ben hala aynı durumdayım.Yeni ceplere ihtiyacım var;sığmıyor hayal kırıklıklarım.
------
Bugün yağmurdan ıslanmış mavi bir ayakkabı teki buldum.Yeni bir cebim oldu.Sahip olacağı ilk hayal kırıklığını, içine attım:''Benim adım Yeşil,adımı Mavi koydu.Gözlerim Turuncu'ya ilişti.Mavi kıskandı;bir nazar kondurdu.''.
M.N.K

07/03/2009

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Bern

Demezdim kimseye kardeş;daha azını kullanamaz oldu dilim.Her halimi anlayan, candan öte fikir kardeşim,dil birliğim,dünyanın yükünü omzumdan tek kelimesiyle almasını bilmiş,hayatımın anlamlarından biri!...

Hiç bir zaman hayal kırıklığına uğratmadan yolumuza devam edeceğimizi biliyordum.Çünkü insanlara hafiflik gibi gozuken oysa orucunu tuttugu kitapta 'bağışla' dıye salık verilen,o bulunmaz huyumuzun ''yarasını beresini'' taşıdığımız dünyamızda elimden tutan sıcaklık sizdiniz. Teşekkürler kardeşim.Bugün belki hiç farketmedin ama yine tek kelimenle beni gerçek dünyama,hepinize yeniden bağladın.Çekip kurtardın beni kuyudan.İşte o zaman anladım kı tüm asil fikirlere değer sizsiniz ve sizden başka kimseye dilimi çözdürtmezsiniz.Seni çok seviyorum..Sizi çok seviyorum.İyi ki varsınız...

27 Haziran 2010 Pazar

Dil Yarası

Zıtlıklar içinde kaybetmeme gayesiyle,
Şekilden şekle girdik.
O zaman sözlerimiz yalan,
Tek gerçek aşktı.

Bilemezsin neler kaybettik her an özlemini duyduklarımız için
Ve bilemezsin neler kaybedeceğiz özlemini duyacağımız anılar için.

Boğazıma düğümlenmiş binlerce kelime
Ve şimdi dilime varabilmiş bir kaç parça dize:

'Biraz herkese benzeseydin sen de mutlu olurdun
Ama biraz herkese benzeseydin,seni çoktan unuturdum...'

24 Nisan 2010 Cumartesi

nihavend


belki bir gün ben de normal bir insan olurum.Kaybetmekten deli gibi korkarken kaybetmekten korkmadığımı söylemeyi unuturum.Bana deli diyebilirsniz.Heh... Deliyim.Kabul ettim..Sık sık bahsettiğim gibi bir gün intihar edersem bunu kahkahalarla gülerek yapacağımdan eminim.Kusuruma bakmayın; hayatı fazlasıyla eğlenmeye değer buldum.Siz de benimle birlikte eğlenseniz bayılıp gidebilirdik şarap bardaklarında...İçlerinde boğulabilirdik kırmızıların...Siz de benim kadar sevseydiniz...Siz de benim kadar eğlenseydiniz.... Zaman zaman kırmızı ağlamalarım da ondan...Ama siz de benim kadar eğlenseydiniz...Belki böyle koyu kelimelere sarılmazdım. Şimdiden kıracaklarım için üzgünüm...Şarap bardağı mı olur onlar bilmem...(keşke sadece onlar olsalar...). Affedin...Sizi cok sevıyorum..

22 Şubat 2010 Pazartesi

bir kaç bir şey

22/02/2010 at 1:20am

1)oyle bakmayı,hiç bişey hıssetmemeyı yenı bı kıtabın yeni bi filmin heycanıyla uyanmayı,sadece gereklıyı dınlemeyı,işe yaramayanı sallamayı...özledim.
2)biz gucluyduk ve farketmemıs olsak da sahte uzgunlerdik o zmanlar.icimiz cok az kanardı.kanadı mı kabuk tutmayı bılırdı.şimdi geri donulmez hatalar yapar olduk.bi kaç iz daha bırakıldı bize ve biz de bi kaç iz daha bırakıcaz belli ki.istemeden.ama o şey 'oldu'bi kere. -geri dönüşü olmayan yol yoktur- ancak yollarda kaybedılenlerin agırlıgı herkesce bılınır.
3)bugun suya dalıp cıkarken ;kafamı kurcalayan seylere bırer cozum buldum.ve her cozumde tarıhımın en hızlı kulaçlarını attım.sonrasında tum vucudu geren dayanılmaz rahatlık...bedenin en ironik halleri...bıraksalardı tum gun yuzseydim...anlasılan o ki karada olamayıp suda mutlu oldugum gunler geri dondu.(ah wındsurf gunleri...az mı sevndırdınz beni!)..
4)uyumadan once ne yapcagımı bılmıorum.her zmankı gıbı Denız'e sarılırım heralde.uykusuz gecelermın yoldası o.(yıne sular kurtarıyor beni;dikkat edınız.)
5)Münih'e gıdıyordum da ucsuz bucaksız beyaz ortu ustunde ucarken ;o beyaz ortu kar mı acaba dıye dusnmeden edememıstım.inanılmaz bir kalınlık ve ucsuz bucaksızlık vardı.hayatımda gorsel algımı ondan daha cok zorlayan bı dokuyla karsılasmamıstım.(lütfen,fizik yasalari va,cografya var diye heyecanımı bozmayınız;o anki guzellıgı bılıme baglayarak keyfımı kacırmak ıstemıyorum).
iyi geceler