18 Aralık 2009 Cuma

Biz Ne zman inişsiz çıkışsız sakin bir hayat yaşarız?!

bilmiorum 1 saatlik uykumda nasıl bir rua gorebıldım ve boylesıne ofkelı uyandım!uykuya ofkelıyım!
bilmiorum 1 saatlık uyku oncesındekı hay kgg hallerı nasıl bolesıne ters tepmiş bı şekılde şu anda beni her turlu gundelık işten alıkoyuyor!uykuya g e r c e k t e n tepkiliyim!
bilmiyorum o merhamet dediğimiz şey uyku sonrası nasıl ve asıl onemlısı N E D E N filizlenir?SAÇMA!
ve bilmiorum '''''''biz ne zaman inişsiz çıkışsız sakin bi hayat yasarız!'''''(highlighted)
ne uyku halinin ruyaları, ne gun ıcının hayallerı rahat bırakıor peşimizi!bence yorulduk.dur deme vaktı geldi!

28 Eylül 2009 Pazartesi

The idea just lives on(we're nowhere and it is now)

Düşlerin kapısını kapatırken delikten sızan ışıklar açtı saç rengini.Her an sana yeni bir pırıltı sunacakmış gibi dokunalısı güzellikte bi düşte gibiydi uçları.
Nasıl unutulabilir ki kalabalık?O bizim geçmiş zamanımız.Bir zamanların her şeyi.Mümkün olabilir mi şu kelimeler çıksa dilimizden:Bugun eğlendık yarını düşünmeyiz.Bugün bitti, geceyi beklemeyiz.Ayrılık vaktidir günümüzü kurutan, her şeyi bulandıran.Ama bugün eğlendik;biz yarını düşünmeyiz.
Bırakmak istemiyorum gözlerini,satırlar sen okudukça yaşamalı:Yoldan geçen kaldırım taşları....Bizimle birlikte yürüseler istediğimiz yere götürürler mi bizi?Ne cevabı ne de başka bir şeyi biliyorum.Seninle aynı lotusta karşılaşmak istiyorum.(Sorular bırakmıyor peşimi:Alanına dahil etsen gidenleri;sözler boyle saklar mı demek istediklerini?Lotusumda yoksun,giremezsin,orda olsan saklayamam senden düşlerimi.)

Özledim seni.Bugun eğlen ve bana yarını düşünmem de...

(UNUTUR MU İNSAN?İNSAN UNUTUR MU?)

24 Eylül 2009 Perşembe

o şit

ısınamadım buraya bu sayfalara.masada bekleyen eğrilere alışamadım.gözlerim yoruldu.okuduğum iletileri kabullenemedim.birini bu şehirden gönderdim;bir kaç kişiyi odama yerleştirdim.
her tarafıma mutluluk yayılmışken gerçekleşti tüm bunlar.bu kadar kısa sürmezdi eskiden huzur hali.belki de günahtı tüm konuşulanlar;evrene fazla geldi.
ne anlatıyorum ki?biri dışarda beyinde ur'u anlatırken şu saçma ruh uru kimi ilgilendirir.ur;son kez vur ve onu da al git

6 Eylül 2009 Pazar

27 Ağustos 2009 Perşembe

'Merhaba' yazısıyım

Yazılarım olgunlaşmadan bu siteyi açmamayı düşünüyordum ama elimden kaçtı bir kere.ne de olsa bir kaç kadeh 'Sangria' üstüneyim ve fena halde karışığım.Ama 'düz' karışıklıklardan değil bu. Hayyam karışıklığı;umursanmaz gibi görünen ama içini yemeyi bilen;şu dilimin her tarafını kilitlemiş,tüm kelimeleri aynı dilin ucunda toplamış ama dışarıya en ufak bir ipucu bile vermemeye yeminli bir karışıklık.

Olmaz ki böyle!Biz her zaman yol bildik:''Yazdıkça,konuştukça ve paylaştıkça anlarsın içinde dolananları.Ancak beyne yolladın mı kapabilirsin duyguların gerçek anlamını.'' Ki o duygular sustuğunda ya en büyük acıyı verenler ya da sahte mutluluklarının gerçek sahibidirler.İşte bu yüzden biz yine yol bildik:''Yaşadıklarının suçlusu karşındaki değil;senin onun sana sunduklarını tanıyamamandır.''Onun için konuş sen!Anlat sen!Yaz sen!Ve unutma:DİNLET SEN!

İşte bu nedenle bu blog benim kendimi dinleteceğim yer olarak tasarlandı ki dediğim gibi; ancak paylaştıkça tanıdım içimde olanları.Kim bilir,belki aranızda yolumu yol bilmiş ya da onu yenı tanıyıp beğenmiş olanlarınız vardır.Eğer sen de onlardan biriysen şimdi gel bu bloga,kelimelerime gözlerinle dokun.Anla onları. ve yaz bana.Zira onca melankolik tavrımın arasında,bunlara zıt giden bir olgu var:

''Yalnızlık;ondan hiç haz etmem...''

Şimdilik hoşça kal

Gece bizle uyurken;biz Sabah'ı düşünmedeydik.

bakınız bu hayat değil.yukarıdan bırılerını seslerı gelırken huzur bulmayı amaclamak deıldır hayat.hayat bı amac tasımaktr ancak bır sıkıntıdan kurtulmanın hayalı deıl de ıcınde bulunduğun durumun daha gusel bır versıyonunun olabılceını hayal etmektir.bu nedenle ne varsa elınde senın sayende sende.cunku sen ıcınde bulunduun durumdan daa ıyısı olarak bugunu hayal ettın.yalan mı..?Aklından gecen bır seyı ve o 'bır seyı' sadece o sey senın elındeymıs hıssıne varmak ıcın ıstememedın mı?yuzlercesının taptıığına tapmak senın için tanrıya tapmakken;kendı puttunu kndın yaratmadın mı, GÜNAH OLDUĞUNU BİLE BİLE?

Bana sorarsan hayat ARTIK bir vodka shotının dıbınde kalmıs bır aromadır ;Naz'lı bır sekılde parmagını daldırıp yaladığın...karşında tum renksızlıgıyle denız duruyken ve dururken;hayal etmektr dalgaların kuzu gibi akacağı ertesi gün sabahını...ve SEVMEKTİR çok çok en haketmeyen anıyı;her yudumda anmaktır ve sorgulamaktır en gecmıs yudumları.her harekete bır sitem daıtmak ve en sonunda bır gülücükle bulusturmaktır anı.o an yasadığın zman diliminin gülümsemesi değil de gectğin dilimlerin en yavas sekılde aktıgı bır andır;bır saç teline dokunmasıdır parmakların ve baskasına ait olan bir parmağın dilindeki kelimelere dolanmasıdır.Aşktır o an;istesen de atamadığın.Aşktır o an bir vodka shotının dibinde aradığın...Bu nedenle ıyı kı varsınız her yudumluk tanıdıklarım ve kalemımden bınlercesı akıp gıderken;dile getirmeden sadece tek kişiye yazdığım...iyi geceler...


July 31, 2009 at 2:58am

Kum gri vardı eskıden,rengini çok severdi.ama bence sevdiği, rengin ismiydi

Bu gece bakabılmenın raatlıgıyla girıorum aleme.korku olmadan da ilerleyebilirmiş insan eğer neşe varsa biraz içinde.---------

Soguk br yastığa başını dayayıp dınlenır uykumuzda ruyalarımız, bılınc dısı kalmıs beynımızde.Beyin ancak uyandığında bır anlam verebilir bütün bir gece gorduklerine.tezattır bu gece, hıc uyanmamak var derınde.dalıp en dıplere,kacarak dağılmak var ınce kum tanelerının ustunde.ama ne yazık ki illa ki olacaktır bır kum saati , zamanının dolduğunu soyleyen,ufacık bir mutlulugun içinde.Yine de kacıp gıder belkı 12;13' e;işte o zaman butun kurallar dağılır zamanın ustunde. daha da uzar bugun.dun beklemesını hayal ettıgın mutlulugun sarkar ertesi gune.-----

Araba akıp gıdrken nasıl hıssttıysen dalgalrın ustunde kayışını,bu klavyede de akmalı butun duygu mahkumları.içinde sıkısıp kalmıslar, bir hapıshane sımdı kendine.Rahat bırak onları ve bunun için hatırla o anı!ne calıyordu radyoda,kalbini hangi şarkı çaldı?''ve bu gece daha fazla ne calabılır, senden gerıye kalanları?...''M(a)N(i)K depresif


08/08/09 04.08 am 'very early in the morning'

barkot -siyah -parmaklık ve senin sınırlı eylemin

önunde 1 sey var ve sen bundan bırbırıne zıt ıkı anlam cıkarıyorsan, bunlardan biri seni öldürüyor diğeri hayata geri döndürüyorsa;aklınla kapatmak istersin kepenkleri, bir yandan meraklanıp dururken kalbinin derinlikleri.işte bu noktada da koca bir ikilem yaşarsın;önundekine baksan mı kafanı cevirip gitsen mi karar vermeye çalışırsın.bununla uğraşırken günlerin haftaların çizgiler arasına geçip kaybolur.Sen o çizgileri aralıyıp içeriye girmeye çalışsan da ulaşacağın şey sadece koca ve boş bir geçmiştir.''Eğer yaşadığın dünya sana bir barkot gibi geliyorsa;yaşamak boş bir eylemdir;o parmaklıklar arasında.''

25/08/09