28 Eylül 2009 Pazartesi

The idea just lives on(we're nowhere and it is now)

Düşlerin kapısını kapatırken delikten sızan ışıklar açtı saç rengini.Her an sana yeni bir pırıltı sunacakmış gibi dokunalısı güzellikte bi düşte gibiydi uçları.
Nasıl unutulabilir ki kalabalık?O bizim geçmiş zamanımız.Bir zamanların her şeyi.Mümkün olabilir mi şu kelimeler çıksa dilimizden:Bugun eğlendık yarını düşünmeyiz.Bugün bitti, geceyi beklemeyiz.Ayrılık vaktidir günümüzü kurutan, her şeyi bulandıran.Ama bugün eğlendik;biz yarını düşünmeyiz.
Bırakmak istemiyorum gözlerini,satırlar sen okudukça yaşamalı:Yoldan geçen kaldırım taşları....Bizimle birlikte yürüseler istediğimiz yere götürürler mi bizi?Ne cevabı ne de başka bir şeyi biliyorum.Seninle aynı lotusta karşılaşmak istiyorum.(Sorular bırakmıyor peşimi:Alanına dahil etsen gidenleri;sözler boyle saklar mı demek istediklerini?Lotusumda yoksun,giremezsin,orda olsan saklayamam senden düşlerimi.)

Özledim seni.Bugun eğlen ve bana yarını düşünmem de...

(UNUTUR MU İNSAN?İNSAN UNUTUR MU?)

24 Eylül 2009 Perşembe

o şit

ısınamadım buraya bu sayfalara.masada bekleyen eğrilere alışamadım.gözlerim yoruldu.okuduğum iletileri kabullenemedim.birini bu şehirden gönderdim;bir kaç kişiyi odama yerleştirdim.
her tarafıma mutluluk yayılmışken gerçekleşti tüm bunlar.bu kadar kısa sürmezdi eskiden huzur hali.belki de günahtı tüm konuşulanlar;evrene fazla geldi.
ne anlatıyorum ki?biri dışarda beyinde ur'u anlatırken şu saçma ruh uru kimi ilgilendirir.ur;son kez vur ve onu da al git

6 Eylül 2009 Pazar